Etiket: aşk
bir yudum gül
1 dakikalık bir metin-sanma ki sev istiyorum bir yudum gül istiyorum yüzünü ezberlemeye çalıştığımı anlamayacağın kadar uzakta seni sevdiğimi de sezecek kadar yakında ol istiyorum kanıksa, hoşnut kal, kına, yaşa, öl istersen bir fiil ancak sen yaptığın için güzel ama sanma ki senden bir şey bekliyorum ben seni yağmurun toprağı…

hayır anlatamıyorum
1 dakikalık bir metin-varsın hayat vursun tekmesini yan kalçama bende deprem oluyor biliyorum ya geçtiğini akşam vakti yarı gölge ağaç diplerinden karşıma çıkan herkesi bıçaklayasım geliyor hayır, anlatamıyorum susuyorsun yılanlı şarap kadehlerini tokuşturan berduşlar gibi gözlerimin içine ne güzel de bakıyorsun günlük hayatın olağan anlarındaki alışıldık zar paramparça yırtık soğuk…

az sevebilmek tahammülü
1 dakikalık bir metin-sen usulcana yaşarken ininde, kendi halinde bir boğaz tılsımıyla duvarlarını yalarken o, şirin çevrende ne güzel bir manzara, ne güzel bir çerçeve şen şakrak kalabalık, güleç maskelerle sahte bir cıvıltı mevsimiyle yağmalarken hislerini senin nefes aldığını biliyorum ya ben, şence artık, bu nefes benim için olsa da…

ilişkiler hakkında
2 dakikalık bir metin-ilişkiler konusunda pek yazmıyorum aslında ama bir hâdiseyi çok gözlemlemeye başladım. modern zamanlarda mı çarpıklaştı yoksa bu insan fıtratı denen şeyin bir ezeli açmazı mı, bilmiyorum ama başlayan ve biten ilişkilerde ve devam edenlerde de şüphesiz, tek ve aslî konunun sadece üçüncü şahıs ilişkileri bağlamına indirgenmesi parmak…

kadını anlamak
2 dakikalık bir metin-türk erkeklerinin kadınla yaşadığı problemlerin kökeninde bilinç dışı denen keşiften habersiz olmaları var, kanımca. kadını tam olarak nereye koyacakları konusunda kafaları çok karışıktır. böyle söyleyince sanki yeni îcat edilmiş bir cinsiyetten bahseder gibi oluyor. bir nevi de öyledir. çünkü on binlerce yıl boyunca anne (kutsal), yâr (şehvet)…
ah seni bilmese
1 dakikalık bir metin-ah, seni bilmese hiç kimseler görmese bir su damlası gibi aksan avuçlarımda ve ansızın durulsan hiç ellemediğim ellerine dokunsam ah, bilmese seni kimseler bilmese bir sır olsan, odamın karanlık köşesinde bir güz yağmuru gibi çarpsan pencereme bir kar tanesi gibi erisen ama tutup ellerinden, götürsem seni kimsenin…

inanç yaratır
2 dakikalık bir metin-“inanç yaratır” demişti bir inançlı zamanında da anlayanı olmamıştı beğeneni kadar. evet, inanç yaratır. bizler kendi inandıklarımızın içinde yaşıyor değil miyiz? kendi odalarımız ve evlerimiz, inandıklarımız. hani bir zaman sevgilisine yemin ediyordu sevgilisi; beni gerçekten seviyorsun ve bana bir denizci düğümü ile bağlısın. benden başkasına bana baktığı…

kanlı karanfil, adam, kadın ve karanlık perde
2 dakikalık bir metin-karanlık uçuklardı adamcağızın kafasında perdelerden gölgeler sızardı kadın bir adama, bir gölgeye bakardı hünerdi sırt dönmek toprağa tırnak geçirmek hünerdi azametle yoğrulmuş, şiddetle hamurlanmış gözyaşıyla karanfil diriltmek hüner gölgeler salardı adam, buz gibiydi durup resim kenarlarından izlerdi kadını düğümlüydü adam, ilmik ilmikti kendini, kendi girdabından tutup çıkarmıştı…

kırk üç elli iki
2 dakikalık bir metin-gece saat: kırk üç elli iki pasaklı köpekler çingenelere eşlik eder bana dönüp bakmaya tenezzül etmez köpekler kirli sakal sabahlarda güneşi veren sensin gece senden çıkar, karanlığı sen yaparsın çığlıklı çingene nahif kalır bakışından ah manolya sen, bu yarı çıplak adamı pasaklı duygularından tanırsın adam sana sepya-füme,…
seni sevmek işte tam da böyledir
1 dakikalık bir metin-âit değillik var oda havasında boğazımı kesiyor sensizliğimin kokusu nasıl bir sevmek, yaşarken ölmüşlüktür nasıldır bakışım saplıdır duvara, sineğin cama çarpışı gibi ve her nereye baksam ve hatta bakmasam da yine gördüğüm şey, görmek istediğim son şeydir oysaki havada tekilliğin sancısı vardır penceremden ufkuma sürme çeken koskoca…