Etiket: ölüm

uygarlık bir yabancılaşma cinsidir
2 dakikalık bir metin-geçenlerde kanlı, parçalanmış ceset görüntülerine denk geldim ve iğrendim. sonra bu iğrenmenin gerçek sebebini düşünmeye koyuldum. birçok kişi empati der ama bence yanlış çünkü ölmüş ile empati yapılmaz. orada acı çeken birisi olsaydı “empati” diyebilirdik ama biz acı çekenle acı çekiyor değiliz, iğreniyoruz. yani et, kan, vücut…

dört dehşet
9 dakikalık bir metin-bilen bilir, kalabalık laflardan, gitmeyen misafirlerden ve mıymıntı konuşmalardan hazzetmem. o yüzden internette bulduğunuz dolambaçlı tarifler yüzünden arkanıza bakmadan kaçtığınız o “vâroluşçuluk” hakkında sade bir sohbet yapacağız. bilen bilir, felsefi jargonla düz duvarı bulmaca gibi göstermekte de mahirim ama az konuşmak, çok konuşmaktan güçtür, bilirim. vâroluşçuluk… ne…

ölüm
2 dakikalık bir metin-hayat… hayatta kalıyoruz veya yaşıyoruz. ölüm… ölüyoruz… var mı farkı? zıt anlamlı gibi dursa da ölüm ve yaşam bir nevi eşanlamlıdır. “yaşıyorum” demekle “ölüyorum” demek arasında fazla fark yoktur çünkü ikisi de bir ömür sürer. yetmişinde mezara girmiş birisinin ölümü yetmiş yıl sürmüştür. can çekişmesi de. ölüm,…

hayatta kalmak
1 dakikalık bir metin-çift kişilik bir tercihin mecbûrî sonucu olarak buradasın. ‘ben’ diyebilmen için bile on beş yıla ihtiyacın vardı. sen olmayan bir çocuk kucak dolusu travmayı, eski fotoğrafları sana emânet etti, “sen”, dedi. yâni hayatta ilk tercihini sana tutulan bir sigarayı redderek yaptığında bu çöplüğe fırlatılmış olduğunu idrak etmeye…

sizden özür dileriz
2 dakikalık bir metin-şu devrilmiş çınara bak; sıcağa, soğuğa, böceklere ve ağaçkakanlara dayandı tam bin yıl da insana dayanamadı. akrep gibi ininde korku ve kızıl şehvet ile boğulurken bütün bir çağım, doğruldum ve hastalığımı çağıma bulaştırdım. şüphe et! hayat ve ölüm bundan daha güzel olabilir ve hayat da ölüm kadar…

dört dehşet-giriş
3 dakikalık bir metin-bilen bilir, kalabalık laflardan, gitmeyen misafirlerden ve mıymıntı konuşmalardan hazzetmem. o yüzden internette bulduğunuz dolambaçlı târifler yüzünden arkanıza bakmadan kaçtığınız o “varoluşçuluk” hakkında sade bir sohbet yapacağız. bilen bilir, felsefî jargonla düz duvarı bulmaca gibi göstermekte de mâhirim ama az konuşmak, çok konuşmaktan güçtür, bilirim. varoluşçuluk… ne…

doğmuş olmak
2 dakikalık bir metin-doğmuş olmak, ölüme hak kazanmış olmak demek. ufak iş deme; hiç doğmamış olanlar ölümü bile kazanamaz. içini yaşamakla doldurmak istediğin bir hayat varsa, ölümü başköşeye koy derim sana. evet, içinde ölüm olan bir hayatta yaşam da vardır. hiç ölmeyecek olsan ne yapardın? bu yapmakta olduklarını. yâni sabah…
