Etiket: dolunay

  • şiir meleği

    şiir meleği

    2 dakikalık bir metin-size bir melekten bahsetmek istiyorum… tıpkı kafka’nın “yak” dediklerini saklayan max brod sayesinde kafka’nın kafka olması gibi, benim de bir max brod’um var. şimdilik ona şecera diyelim. bir sanat ve şiir aşığı idi ve benim sanat düşkünlüğümü erkenden görmüş idi. gençtim. tüm şiir ve yazılarım kendisinde vardı;…

  • ve sen

    ve sen

    1 dakikalık bir metin-aynaların arkasındaki adamdan sinek fısıltısı ve hiç susmayan bir vicdan bulantısı ve sen ve seni unutmak için kocaman, ufacık bir yalan yaratmak ah, kendi hayatlarımızın şeytanı değil miyiz ve ben sonsuz bir varlığa, sana en büyük hakareti ediyorum: seni yok sayıyorum peki, kaçıncı mâsumda unutacağım seni seni…

  • çizgim

    çizgim

    1 dakikalık bir metin-dur üstüne bastığın çizgi dörtnala koştuğum pisttir bilirim içindendir sövgülerin bu çizgide sövmek, işte böyle bir histir ki akordu bozuk hayattasın, parmakların yanlış telde boyalı kambur maskotsun, orası da bir sirk hangi teli çeksen nice bir umutla  sigara dumanı akşamında gözyaşların yüzer dur bir adım daha atarsan…

  • mâbet ıslığının sonsuzluğu

    mâbet ıslığının sonsuzluğu

    2 dakikalık bir metin-kentin çöktüğü mâbetti, ışıksız ay ışığının yerde yaptığı birkaç şaka ayna sandığımız şeyler camdı duman solurduk, tozlara basardık ulan, hayatsa hayattı bizde sonuna kadar vardı ıslıklı akşamın soyunduğu şey, eli boş bir sabahtı kentin çöktüğü mâbetti, ışıksız mâbette yankımız, kentte sessizlik biri ki klişe bir şiir mısrasından…

  • hayır anlatamıyorum

    hayır anlatamıyorum

    1 dakikalık bir metin-varsın hayat vursun tekmesini yan kalçama bende deprem oluyor biliyorum ya geçtiğini akşam vakti yarı gölge ağaç diplerinden karşıma çıkan herkesi bıçaklayasım geliyor hayır, anlatamıyorum susuyorsun yılanlı şarap kadehlerini tokuşturan berduşlar gibi gözlerimin içine ne güzel de bakıyorsun günlük hayatın olağan anlarındaki alışıldık zar paramparça yırtık soğuk…

  • ve işte yaşamak

    ve işte yaşamak

    1 dakikalık bir metin-gecede yarı aydınlık devrilmiş bir çınar gibi bütün kıvrımıyla bakışları tırmalarken etin üzerinde titremekte olan utangaç tülbendin şiir yanığı teninde yaptığı kararsız, korkak raksını izlemek ve sonra yağmayacak olan yağmurun kokusunu esmeyecek rüzgârın sesini duyarak ölene kadar ağlamak ve işte yaşamak * kışın ortasında karların arasında titreyecek…