doğmuş olmak üzerine

yazan:

  • 2 dakikalık bir metin-

doğmuş olmak, ölüme hak kazanmış olmak demek. ufak iş deme; hiç doğmamış olanlar ölümü bile kazanamaz.

içini yaşamakla doldurmak istediğin bir hayat varsa, ölümü başköşeye koy derim sana. evet, içinde ölüm olan bir hayatta yaşam da vardır.

hiç ölmeyecek olsan ne yapardın? bu yapmakta olduklarını. yani sabah kalkar akşam yatardın. ama zamansız bir bitim sana dev bir ödevi, yaşamak ödevini yükler. yaşa.  

yedin içtin, gezdin biraz ve kızdın birilerine de hayatta kaldın bugüne dek. hayatta kalmaktan ve ölümü unutmaktan bunalmadın mı? yaşa! korktuğun yolun sonunda senin şüphe ve tereddüt içindeki bataklığından fazlası var.

nereye geldik derken on yirmi yılın geçti ve son on yirmi yılın da can çekişmekle geçecekse, şu en şanslısına otuz yıl verilmiş olan hazineye iyi bak. gözlerini ondan ayrıma.

her sabah uyandığında “bu gece de ölmemişim” demeni ve son günün o günmüş gibi geçirmeni salık veririm sana.

hani milyarlarca yıl karanlıklar içinde bir ölüydün de nutfe oldun ve bir an göründükten sonra yine milyarlarca yıl yoksun. yani iki dev karanlık arasında yüz yıllık mola, bir an yanıp sönen yıldızsın. sigara molasına gidip gelen bir melek, senin doğup öldüğünü kaçırır mesela, devamlı dünyaya doğru bakmazsa.

yaşıyorum demekle ölüyorum demek en tuhaf bir mizah anlayışıyla eş ve zıt anlamlı. evet, ne fark eder? seksen yıl yaşamış olan seksen yıl boyunca ölmüş değil midir?

birer adet hakkın var madem, kaçarak, saklanarak, korkarak tüketme yaşam ve ölüm hakkını. içine bin yaşam sokarak yaşa, itiraflar ve erdemler ve tatmaklar ile yaşamını. en kutlu yerde -gerekirse bir küçük kız çocuğunun kalbi kırılmasın için erken- davet et ölümü de. ne güzel yaşadı demekle kalmayalım, ne güzel öldü de diyelim arkandan. yaşam kadar ölüm de kıskanılası.

yaş ve sağlık sırasına kanma; cinsiyet ve ebeveyn sıralamasına da. sıralama, bir temenni, bir illüzyon. kura gelişigüzel ve sana belki de on yirmi kişi kaldı.

hayatının sonuna değil, ortasına sokmanı salık veririm ölümü ve ölümü unutanlardan değil dost, düşman bile edinmemeni.

4 responses to “doğmuş olmak üzerine”

  1. […] çift kişilik bir tercihin mecbûrî sonucu olarak buradasın. ‘ben’ diyebilmen için bile on beş yıla ihtiyacın vardı. sen olmayan bir çocuk kucak dolusu travmayı, eski fotoğrafları sana emânet etti, “sen”, dedi. yâni hayatta ilk tercihini sana tutulan bir sigarayı redderek yaptığında bu çöplüğe fırlatılmış olduğunu idrak etmeye başladın.okul denen köle toplama kamplarında sana gerçek diye öğrettikleri masalları zikrederek yirmi oldun, sonra da unuttun faydasız zikirleri. yine başka bir okulla da evlilik denen uyuşturucuya fırlatıldın ve otuz olduğunda niye otuz olduğunu hiç sormadığın bu hastaneye, bir bebek de sen getirdin hastalansın diye.sabah saatlerinden gece yarısına kadar sömürüldün banka hesabındaki rakam için tam otuz yıl. tam otuz yıl yatağa kalıp gibi girdin. akşamları bayılarak uyudun, geceleri sıçrayarak uyandın.beyninin ambalajını açar gibi yaptığında koca hayat bitmiş, bedenin iflas etmiş ve sen hâlâ bu sinekli çöplükteki yerini tam anlamamıştın. en kötüsü aramamıştın bile.şimdi bir ölüm bekleme kampı olarak kıraathaneye, televizyona, torunlarının derdine, hatalı park etmişlere, belediye seçimlerine kafayı takmazsan beynin düşünmek zorunda, sen çıldırmak zorunda kalırsın. bu yaştan sonra da intihar edecek hâlin yok. o treni bile kaçırdın.o yüzden ivedilikle beynini uyuşturmalısın.tabiî, hâlâ kafatasının içinde bir çiğnem et bozulmadan kaldıysa…(gerçek bir hikâyeden alınmıştır.) […]

  2. […] bir evrensel acı yayını gibi hayatın acılı-tatsız arasında gidip gelmesi ve varlığı ve ölümü devamlı fark ediş!zeki demirkubuz filmlerinde olan şey budur. sartre’nin bulantı’sında anlattığı da. nuri […]

  3. […] etmemek için bir iki sebep ekleyebilirim seninkilere.önce romanlarım, mümkünse “ötekiler” dışındakilerden biri ile başlasın dayağın. ısınmak, sakatlıkların önüne geçer sporda.gece kafanı duvara […]

  4. […] yaşamın ortasındaki ölüm… […]

kanaatiniz nedir?

emre timur sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin