çelişkinin doğumu

yazan:

  • 1 dakikalık bir metin-

doğa kendi başınayken, hayvanlar ve bitkilerle, yani insansızken çelişkisizdir. olan olur, olması gereken diye bir şey yoktur. olmaması gereken de…

insan evrim basamaklarında dile yaklaştıkça, yani sesler evrimleştikçe doğa olduğu ve algılandığı halinden çıkıp umut ve korkularla çalkalanan bir yere dönüşmeye başladı. dil ilk ortak soyuttur ve ortak soyut somutla ontolojik bir çelişki içindedir. tabii dil derken bu belki sözlü dil ile başlamış olsa da mağara resmi de bir yönüyle dildir, heykelcikler de… ve tabii en fena formuna yazılı dilin oluşmasında kavuşmuştur ki çelişki zirve noktasına orada ulaşmıştır.

şimdi mi? yaşamın pratik ve sıcak olan formundan bizi tamamen kopartacak kadar uzaklaştırıcı bir semboller çağındayız. baudrilland’i anmadan olmaz, bir simülasyon ve simülakrum yağmuru altında neredeyse çelişkiyi ortadan kaldıracak kadar gerçek dışılığa gömülmüş durumdayız.

ben derim ki; dil ve sembolizm olmaksızın doğa tam bir çelişkisizlik içindedir. çelişki, primat beyni evriminin bir yan ürünüdür.

kanaatiniz nedir?

emre timur sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin