diyebilirim ki şu hayatta üç temel öncelik sıralaması var.
birincisi, kırmızıda dur yeşilde geç, diyen doğrucular. kapalı ortamda sigara içmeyenler, vergilerini verenler.
ikincisi, işe yarıyorsa, kullanışlı, faydalı ise yapmaya değer, diyen iyiciler.
güzel, estetik, zevkli olsun diyen, güzelciler bir de…
doğrucuya örnek, meselâ cübbeli ahmet. bir şey ya yasaktır ya serbesttir; bunun yararıymış, estetiğiymiş, konuşulmaz.
iyiciye örnek, politikacıdır. işe yaradıktan sonra yalan olmuş, çirkin olmuş mühim değil.
sanatçı da güzelciye örnektir hiç şüphesiz. haz, zevk, tutku, ihtiras, estetik, uyum…
toplumda en çok olan şey doğrucu ve iyiciler. dövüşür bunlar. bunlar doğru ve iyi olmak zorunda değiller. mesele nasıl oldukları değil, nasıl olmayı savundukları.
çiçek yetiştirirsin masanda, bir iyici hayretle sorar faydasını. doğrucu davutlar da üslûp, usûl, âdap olmadan, pat küt söyler her yerde her şeyin doğrusunu.
âlimler ve ârifler övüledursun, ben zarifleri, zarif olmayı seçtim. ulemâ ve urefâyı boş ver… ah zürefâ, çok zarifler…
güzel olduktan sonra mümkünse faydalı, sonra da mümkünse doğru, ahlâklı olsun hayat. böylesini seçtim. önce estetik, sonra etik.
One response to “estetik ve etik”
[…] kaldırımıma tüküremezsin, bana doğru bakamazsın, duygumu ememezsin, şâyet rızâm yoksa. kendilik “kime ne!”, ahlâksa “bana ne!” diyebilmekte. bence iki sihirli kelime. mahremde rızâ varsa hürriyet sonsuzdur; umuma açıkken şâhitler de denkleme girer. rıza konusu muğlaksa olmadığı varsayılır. bu sefer herkesin temel kendilik hakları dikkate alınır. tapma, düşünce ve nefretin suçu olmaz; eylemdir mühimi. ikinci kaide, yolun başındaki söz esastır. yolda giderken kurallar esnemez. üç, doğrular savunulurken hayatlarımızdaki kötülüğe göre değerleri yamultulmamak, kötü de olsak iyi de olsak iyiyi savunmak asgari ödev. kimseyi de iyi yapamazsınız; aile, öğretmen, toplum olarak travmaya sokmayın, yoldan çekilin yeter. […]

kanaatiniz nedir?