insan hakkında

  • 2 dakikalık bir metin-



çift ayaklı pembe yanaklılar ile işgale uğramış dev metropollerde yaşarken doğadan çok ayrı bir şey olduğunuzu düşünmeye başlarsınız çünkü iki şey görürsünüz: çift ayaklılar ve demirler.

kırsal insanı tavuk görür, inek sağar, koyun güder; masasında kedi uyur, her yerde köpekler vardır, dağda kurtlar… kuşları söylemiyorum, börtü böceğe hiç girmiyorum. onlar ile arasında bir bağ hisseder, arkadaş olur. onlardan birisidir çünkü kırsal insanı.

çift ayaklı şehir pembe yanaklısı ise “hazret-i insan” gibi “düşünen hayvan” gibi saçmalıkları tekrarlar durur. oysa bunlar bilkuvve ihtimallerdir, bilfiil hakîkatler değil. yâni milyarlarca çift ayaklı pembe yanaklıdan çok az şanslısı, belki yaklaşır düşünme işine, erdeme, bilgeliğe. gerisi seri üretim robotudur.

doğanın en üstünde, kategorik, hatta ontolojik bir üstünlük, hâkimiyet, güç, iktidar ile kendini hayvandan üstün gördüğünü söylemeyecek kadar kibirlidir bu pembe derili.

sonra da virüsten dayak yer.

doğa insanı ise rengiyle kokusuyla karışmıştır doğaya. böylece daha iyi anlar evreni, kendini, cemiyeti, vicdanı.

us‘ta şunu yazdım:

“balkondan baktığımızda gördüklerimiz çok farklı şeyler ama. pis kokular, acılar ve kötülük görüyoruz. en önemlisi ikiyüzlülük… ölümler, intiharlar, tecavüzler ve kan… işte insan! cenneti varlığı ile elli yılda cehenneme çeviren, yokluğunda cehennemlerin elli yılda cennet olduğu insan. doğada, doğaya zararlı tek şey… kanla, terle, gözyaşı ve emekle tabiata, cemiyete ve nihâyetinde de kendine düşman. başlayan ama bitmeyen bir düşmanlık bu… ve işte insan!”

kanaatiniz nedir?

%d blogcu bunu beğendi: