özgürlük illüzyonu ve görünmeyen zincirler

yazan:

  • 2 dakikalık bir metin-

elinde kırbacı, kibirli bakışı ile emirler yağdıran taraf efendi, yerlerde sürünüp itaat edense köle gibi görünür ilk bakana. bir yönüyle doğrudur da. daha yakından baktığımızda başka bir şey fark ederiz. aslında efendi de kölenin köleliğine muhtaçtır. nasıl ki köle köle olmak için doğmuşsa ve yaptığı şey özüyle formuna uygunsa, efendi de efendi olmak için gelmiştir ama bir farkla; efendinin zorundalığı efendice değil, kölecedir. yani efendi kendisine kölelik edilişine köledir. bir kölesi olmayan efendi köle bulmak için yalvarır.

bana ideal köleliği yaparsan, ben senden daha iyi köleyi bulamıyorsam, aslında yöneten taraf sensin demektir. benden köleliğini çekmekle tehdit etmektesindir ve sen gidersen ben kölesiz bir efendi, yani kibrinin kölesi olarak kalırım yapayalnız.

ufak iyilikler yapan kişiler vardır. hoş görünür, hoşa gider ve hoş karşılanır bu iyiliklerin böyle karşılıksız görünüşü. sevap kaygısının ötesinde bir gizil duyguyu da besliyor gibidir yakından bakınca. sana seni yalvartmadan ve hatta sen hiç talep etmeden yaptığım ufak kıyaklar seni bana bağlar. vicdani bir borç yaratır sende. bu iyilikler biriktikçe benden kopamaz olursun ve hatta bir yerden sonra ödenemeyecek kadar birikir. birini bağlamanın en sinsi -ki bazen bağlayanın bile farkında olmadığı- bir yoludur bu.

bunun ahlaki köleliği de var. senin kendisine bir kabalık, mümkünse bir kötülük yapmanı dört gözle bekleyen, hatta bunun için yanıp tutuşanlar vardır. şöyle ya da böyle yapmış bulunduğun kötülüğü köpürtürler ve unutmazlar. unutturmazlar da. bu kötülük seni karşıya köle kılar. önce ufak mahcubiyetlerle savuşturursun, baktın olmuyor, özür dilersin ama hiç de silinmişe benzemez. böylece hiçbir özrün ve mahcubiyetin yok edemeyeceği, affettiremeyeceği bir borç yapışıverir. her acil durumda da çıkartılıp masaya bırakılmak üzere hazırda bekletilir.

aslında karşındakinin seni sözleriyle, yani ağzından çıkarttığı seslerin kulağına ulaşmasıyla öfkelendirebilmesi de bir köleleştirme biçimidir. senin birkaç zayıf noktanı biliyor ve bunlarla öfke yaratabiliyorsam sen benim avuçlarımda kıvranan bir kukladan fazlası değilsin. niçin? çok basit; duyguların, hele de öfken benim ellerimdeyse, her şeyin benim ellerimde demektir.

yarın sabah uyanıp akşam yatağa girene kadar özgür olduğunu, tamamen hür olduğunu varsay. yarın canın ne isterse onu yapacaksın ama bir dakika… bunu hayal ettiğinde karşında beliren, tahayyülünde canlanan ilk kara gölge kime ait? işte kölesi olduğun kişilerden birisi.

hür günler…

“özgürlük illüzyonu ve görünmeyen zincirler” ögesine 2 yanıt

  1.  avatarı
    Anonim

    Her zamanki gibi harika… Hem doğru söze ne denir ki?

  2.  avatarı
    Anonim

    Doğru söze ne denir ki…

kanaatiniz nedir?

emre timur sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin