Etiket: acı

acı çekmek özgürlükse, özgürüz ikimiz de
5 dakikalık bir metin-acıyor, o halde hürüm bu seneki en mühim buluşum bu oldu. konuyu nasıl toparlayacağımı bilemiyorum, deneyeceğim. malumunuz şöyle bir anlatı var; yüzyıllar boyunca bilinçdışı denen şeyden habersizdik bir iki fısıltıyı saymazsak. sonra freud çıktı, bilincin, dedi, altı var, dışı var. şaştık kaldık ve itiraz ettik. sonra alıştık,…

sanat, felsefe, hayat söyleşisi-bir tv
1 dakikalık bir metin–söyleşilerinizde sık sık içi-dışı bir, özü-sözü bir gibi pozitif kavramları eleştiriyorsunuz. bunlar sizin için negatif kavramlar mı? bir kişinin söylediği ile yaptığının tutmaması niçin pozitif olsun? bu ikiyüzlülük değil mi? -psikoterapi ve kişisel gelişim zıt şeyleri mi hedefler? sizce farkları nelerdir? -özgürlük talebimizi eleştiriyorsunuz, özgürlük negatif bir…

öldürmeyen acı
4 dakikalık bir metin-öldürmeyen acı tabiatta neyin ne kadar olduğuyla ilgili tenkit çoğu kişiye kutsala hakaret gibi gelir. yaratıcı güç abes yaratmamış, ölçüyü korumuştur. hiç değilse evrim lüzumsuzları elemiş, lüzumluyu lüzumlu miktarda bırakmıştır. o yüzden “doğal yaşamak” gibi laflar daima çekiciliğini korur. yargılanamaz mükemmeli yaşamanın ne gibi bir yanlışlığı olabilir?…

acıyor, o halde hürüm
5 dakikalık bir metin-acıyor, o halde hürüm bu seneki en mühim buluşum bu oldu. konuyu nasıl toparlayacağımı bilemiyorum, deneyeceğim. malumunuz şöyle bir anlatı var; yüzyıllar boyunca bilinçdışı denen şeyden habersizdik bir iki fısıltıyı saymazsak. sonra freud çıktı, bilincin, dedi, altı var, dışı var. şaştık kaldık ve itiraz ettik. sonra alıştık,…

acı’ya dair
6 dakikalık bir metin-dünyanın neresine giderseniz gidin hangi taşı kaldırırsanız altından, kesilmiş bir şah damarından fışkıran kan gibi acının fışkırdığını görürsünüz. evet, çok fazla acı var ve bu kadar acıyı sen ben çekmeyeceksek kim çekecek? ucundan tutmak, üzerimize düşen acıyı çekmek mi zorundayız? nietzsche’nin “ahlakın soykütüğü” kitabını okuduysanız, orada çok…

küçük kız
2 dakikalık bir metin-kaldırımları ıslak bir sünger gibi eze eze gittiğimi hissederek gidiyorum. böylece onların suyunun çıktığını hissedebiliyorum. yağmur mu? yağması şart mı? kokusu, dokusu ve yüzüme çarpan kristalleri yetmez mi? insanların yere bakarak yürüdüğü bir istanbul pazarı… gök gibi yer de gri ve insanlar da elbette. dedim ya, istanbul…

zevk ve acı
1 dakikalık bir metin-aşkta durduk yere alınan zevk durduk yere çekilen acıdan çoktur. cinnet, delirme, cezbe, insanın kaldırabileceği zevkin ve acının üzerine çıkmasıyla gelir.

belirsiz bitimler
1 dakikalık bir metin-ne zaman sona ereceğini bildiğimiz acılar, acılığını yitirir çünkü teselli kazanır. belirsiz bitimler en kötüsüdür.
